Birçok insan için, yüzlerce, binlerce olmasa da, fotoğraf çekmek artık hayatın çok önemli bir parçası. Her ayrıntıyı çekmek ve sosyal medyada yayınlamak istiyoruz. Fakat bu geçmişle ilgili gerçek hatıralarımızı nasıl etkiliyor? Konuyla ilgili psikolojik araştırmalar şu ana kadar yetersiz. Fakat birkaç şey biliyoruz. Akıllı telefonları ve yeni teknolojileri hafıza depoları olarak kullanıyoruz. Bu yeni bir şey değil aslında. İnsanlar her zaman bilgi edinirken ve depolarken harici aygıtları kullandılar.

Günümüzde hafızamızda çok az şey tutma eğilimindeyiz. Depolama aygıtlarımıza çok büyük miktarda güveniyoruz. Çoğu kişisel olay genellikle cep telefonlarına kayıt ediliyor. Bir düğünde ne yediğimizi hatırlamak yerine, düğün fotoğraflarına bakıp buluyoruz. Bunun ciddi sonuçları var.

Anı yaşamak yerine fotoğraf çekmeyi tercih ettiğimizde olayın bizde bıraktığı izi tamamen değiştirmiş oluyoruz. Hafızanın iyi çalışması ve gelişmesi için düzenli olarak kullanılması gerekir. Hafıza geliştirme uygulamasının önemini gösteren birçok çalışma var. Hafıza, öğrenme için zorunludur ve sürekli geliştirilmelidir. Neredeyse tüm bilgileri ve hatıraları harici depolama aygıtlarına dahil etmenin hatırlama yeteneğini engelleyebileceğini gösteren bazı çalışmalar bulunmaktadır.

Fotoğraflar bazı durumlarda insanların hatırlamasına yardımcı olabilirken, hatıraların kalitesi sınırlayabilir. Bir çalışma, fotoğrafların insanların bir etkinlik sırasında gördüklerini hatırlamalarına yardımcı olurken, söylenenleri hatırlayamadıklarını gösterdi.

Diğer bir konu da, özçekimlerin (selfie) bir özgüven eksikliğini ortaya çıkarmasıdır. Selfie fotoğrafları genelde planlı pozlardır, doğal değildir. Ayrıca yapmacık gülüşler, şehvetli suratlar, komik suratlar veya saldırgan jestler gibi doğal olmayan mimiklerle yüzü şekillendirmek narsistik bir eğilimi yansıtıyor. Aslında sosyal medyada paylaşılan çoğu fotoğraf kim olduğumuzu gerçekten yansıtmıyorlar, başkalarına göstermek istediklerimizi yansıtıyorlar. Geçmişimizi hatırlarken çok fazla fotoğrafa güvenirsek, başkalarına tanıtmak istediğimiz görüntüye dayanarak çarpık bir öz kimlik yaratabiliriz.

Bu yüzden fotoğraf çekme konusundaki saplantımız hem hafıza kaybına hem de rahatsız edici kimlik tutarsızlıklarına neden olabilir. Teknolojinin davranış biçimimizi ve yaşam tarzımızı nasıl değiştirdiğini düşünmemiz gerek. Risklerin farkında olduğumuz sürece, muhtemelen zararlı etkileri azaltabiliriz.

Kaynak: The Conversation

Kadinvekadin.net