Şok Diyet Mevsimi Kapıda | Bandırmanın Sesi
REKLAM
foto-deniz1

Şok Diyet Mevsimi Kapıda

Paylaş
 

“Mucize, şok, yap-kurtul” sloganları ile pazarlanan ve genelde tek tip beslenme esasına dayanan diyetler çare olarak görülüyor. Peki bu diyetler gerçekten çare midir?

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Zehra Bora, kolay yoldan gidip kilo vermek isteyenleri uyarıyor: “Medyada gördüğünüz ananaslı muzlu sütlü şok diyetler, 3 gün yulaf ye 3 kilo ver, X sanatçı kilolarından simit yedi kurtuldu gibi diyetlere itibar etmeyiniz. Şok diyetler maalesef çözüm değil, sağlıklı kilo vermek için mutlaka diyetisyen gözetiminde ve spor yaparak kilo vermelisiniz.”

Şok diyetler nedir, nasıl bu kadar popüler oldular

Sosyal medyanın hayatımızın büyük alanında etkileri olduğu artık yadsınamaz bir gerçek… Orada elden ele, hesaptan hesaba hatta tavsiye ile yayılan şok diyetler genellikle tek tip beslenmeden oluşan, günlük 1000 kalori ve altında kalori alımı olan, sağlığımız için elzem besin öğeleri açısından yetersiz diyetlerdir.

Evet, bu tarz diyetler kısa vadede tartıda kilo kaybettirip tatmin etse de aslında o hayalini kurduğumuz mükemmel vücutlara bizi ulaştıramazlar. Üzerine bir de tırnaklarda kırılma, cilt sağlığının bozulması gibi dertler ekleyip iyice moralimizi bozarlar! Uzun dönemde yapılan, yeterli ve dengeli beslenmeyle kilo kaybı sağlayan diyetlerde kilo çoğunlukla kalıcı olarak yağ kütlesinden verilirken şok diyetlerde yağdan kayıp sağlanmaz. Diyeti bıraktığımız andan itibaren hop bir de bakmışız verdiğimiz kiloyu fazlasıyla alıvermişiz, üzerine çektiğimiz açlıkta cabası…

Şok diyetler kurtarıcı olarak görülüyor

Özellikle yaz aylarının başlamasıyla hızlı bir şekilde zayıflama telaşına girip, yeterli ve dengeli beslenme programı yerine çareyi şok diyetlerde ararız çünkü kaybedecek vaktimiz yoktur, o bikini en iyi bizim üzerimizde durmalıdır. Aynı hatayı mezuniyet, düğün gibi önemli gecelerde görünüşümüzle gecenin yıldızı olmak için de yaparız. Önemli olan dengemizi bozup aç kalmak değil, zayıf olup giydiğimizi yakıştırmak değil mi?

Kurtarıcı gözüyle bakılan ve aç bırakan, tek tip beslenmeye iten şok diyetler sadece tartıda anlık kurtarır, sonrası hüsran… Vücudumuz istediğimiz görünümde olmaz çünkü yağlarımız bizi terk etmezler. Üstelik kas kütlesi ve su dengesini bozduğumuz için sağlığımıza olan olumsuz etkileri ve besinlerden tiksinmek de hediye! Başka bir tercih nedeni ise çeşitli sebeplerle (diyetten sıkılmak, diyeti bir yük olarak görmek) yapılan sağlıklı diyeti bırakıp başka çözüm yolu aramaktır.

Şok diyet yaptık, ya sonra

Şok diyetlere başvuran bireylerde yeterli ve dengeli beslenme bilinci oluşmaz bu diyetler zaman kaybına yol açar, anlayacağınız bir arpa boyu yol alamayız. Makro besin elementleri açısından yetersiz olan bu diyetler vücudumuzun hormonal dengesini bozup menstüriel düzensizliklere sebep olabilirken, vitamin ve mineral açısından yetersizlikler osteoporoz, kansızlık, dikkat dağınıklığı gibi durumlara yol açabilirler. İşte size birkaç eksi daha. Uzun süreli açlık sonrası vücutta yaşanan ani su kaybı halsizlik, tansiyon düşüklüğü ve baş dönmesine sebep olup motivasyonumuzu etkileyebilir. Bunun üzerine bir de gerginlik ve sinir hali eklenir ki tadından yenmez.

Yavaşlayan metabolizmamızla kilo verebilmek için daha az kalori almak gerekir. Normal diyete dönüldüğünde ise verilen kilonun daha fazlası alınır. Sağlıksız şekilde sürekli kilo al-ver durumu vücutta çeşitli deformasyonlara sebep olur; çatlaklarımız oluşur, parlayan cildimiz solar, güzel saçlarımız dökülür. O özenilen vücutlar artık uzaklardadır…

Mucize besinim zayıflat beni

Tek tip beslenmeye dayalı şok diyetlerde, vücuda belirli bir besinin uzun süre girmesinden kaynaklı intolerans gelişebilir veya organlarımızda tahribat sağlayabilir. Örneğin son zamanlarda popüler olan arpa diyeti çölyak hastalığına neden olabilirken; uzun dönem yapılan yüksek proteinli şok diyetler özellikle böbreklere ciddi zararlar verir. Sadece sıvı alımına dayalı şok diyetlerde su zehirlenmeleri oluşup, bilinç kaybına kadar ilerleyen ciddi tablolar görülebilirken, vücudun elektrolit dengesini bozup kalp problemlerini ortaya çıkarabilir.

Her zaman popüler olan doğru değildir, popülariteye ayak uyduracağız diye sağlığımızdan olmayalım.

Düşük kalorili diyetler sadece belli protokol çerçevesinde, medikal tedavi gerektiğinde hekim, diyetisyen, psikolog gibi profesyoneller tarafından önerilip gözetim altında yapılmalıdır. Bu özel durumlar dışında en güzel kilo kaybetme yönteminin bir beslenme uzmanı eşliğinde, besin öğelerini yeterli ve dengeli alarak olduğunu unutmamalı, sağlığımızı tehlikeye atmamalıyız. Anlık faydasının(!) yanında çok fazla zararı bulunan bilinçsizce yapılan şok diyetlerden mümkün olduğunca uzak durmalıyız ki sonrasında “Ne umdum ne buldum!” durumuna düşmeyelim.

Kadinvekadin.net

Bir önceki yazımız olan Horlamaya Doğal Tedavi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
gulez

Güncel Bandırma Haberleri

Teknik Destek ve Reklam Yönetimi Kutlu Creative tarafından sağlanmaktadır.