Sindirim Sistemimiz ve Bilinmesi Gerekenler | Bandırmanın Sesi
REKLAM
foto-deniz1

Sindirim Sistemimiz ve Bilinmesi Gerekenler

Paylaş
 

Sindirim sistemimiz ve bilinmesi gerekenler bugünkü konu başlığımız. Öncelikle bağırsaklar ikinci beynimiz…

Bunu öğrenmiş olmak sizi şaşırttı mı? Gerçek bir beyin değil belki ancak kendi kendini idare eden milyonlarca nörondan oluşan ve yemek borusundan başlayarak anüse kadar devam eden ENS (Enterik Sinir Sistemi) hücreleri içermektedir ve bir şekilde merkezi sinir sisteminden yardım almadan kas hareketlerini kontrol edebilir. Bahsi geçen bu nöronlar, ince bağırsağı rektuma bağlayan ve sindirim sisteminin son durağına kadar yediklerinizin kalıntılarına eşlik eden organınız kolonunuzda ya da kalın bağırsaklarınızda yaşarlar. Bağırsaklarınız, beyin ve omurgadan hiçbir talimat almadan kendi kendilerine hareket edebilecek kadar akıllı oldukları için “ikinci beyin” olarak adlandırılır.

Yediklerinizi vücudunuzun ihtiyacı olan besinlere dönüştüren bağırsakların aslında ne kadar da hassas olduklarını bilmeniz gerekir. Kabızlık ve gaz oluşması gibi benzeri rahatsızlıklar “bağırsak reaksiyonları” olup bazı anlarda ağrılı olabilir.

Peki, vücudumuzda yaşayan, sayıları trilyonları bulan mikroskopik canlı olduğunu duymuş muydunuz

Mikrobiyom adı verilen ve parmak izi gibi kişiler arasında farklılık gösterebilen bu organizmalar, sindirim sistemi ve bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlıyor. Başka bir ifadeyle vurgulayacak olursak, bağırsaklarınız yeterince sağlıklı değilse, beyniniz de kendisini yeterince sağlıklı hissetmez. Bağırsaklarda bulunan bakterilerin bazıları zararlı iken bazıları ise inanılmaz faydalıdır.

Son zamanların trend konularından biri de sağlıklı bakteriler; “Probiyotikler” yeterli tüketimi sonucunda bağırsak sağlığını düzenleyen, “Prebiyotikler” adı verilen ve bağırsakta bulunan yararlı organizmaları çoğaltan lifli gıdalardır.

Probiyotikler, daha sağlıklı bir bağırsak biyotasına sahip olmamızı sağlarken, yiyecek ve içeceklerin sindirim ve emilimini arttırıp, kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olur. Yoğurt, ayran, keçi sütü, şalgam, sirek, turşu vb. gibi fermente gıdalar probiyotik açısından zengindir. Ancak sağlıklı sindirim sistemine kavuşmak; tek gecelik yoğurt yemeyle gelen mutluluğun ötesinde düzenli olarak fermente gıdaların tüketimi ile gerçekleşir.

Düzenli probiyotik alımının vücudumuzda yarattığı olumlu etkileri nelerdir

– Besin öğelerinin emilimini sağlar,

– Patojen bakterilerin (iyi yıkanmamış gıdalarla bulaşabilen bakteri) üremesini engeller,

– Bağırsak mikroflorası bağışıklık sistemine iyi geldiğinden cilt sorunlarını düzeltmede de yardımcı olur,

– Bağırsak mikrobiyotasının yeterli olması sonucuyla inflamatuar gıda alımı sonucu oluşan inflamasyonu azaltmada yardımcı olur,

– Vücut direncinizi arttırarak sizi hastalıklara karşı korur ve sürekli olarak soğuk algınlığıyla ilgili bir problem yaşıyorsanız hastalığın süresini azaltmaya yardımcı olur.

Bol su tüketin

Bağırsak tembelliğinin ve kabızlık probleminin temel nedenlerinden biri de yeterli miktarda su tüketilmemesidir. Günümüzde sindirim sistemi rahatsızlıklarının insomnia olarak bilinen uyku problemine yol açtığı da biliniyor. Mide ekşimesi, şişkinlik, kabızlık ve gaz gibi problemlerinizin temelinde de sindirim sistemi bozuklukları yatıyor olabilir. Alışkanlıklarınızda yapacağınız ufak değişikliklerle ikinci beyninizi korumak ve gerektiği gibi çalışmasını sağlamak aslında elinizde! Sindirim sistemi, gün boyu çalışır ve zamanının büyük kısmını yediğiniz sağlıksız besinleri işlemek için harcar. Sağlıklı bir sindirim sistemi için yapmanız gereken ilk şey, bu zor görevi yerine getirmeye çalışan bağırsaklarınızı susuz bırakmamaktır. Şişkinlik ve kabızlığın sebeplerinden biri de bağırsakların yavaş hareket etmesidir. Hareketi hızlandırmak için yeter miktarda su içmek, yapılacakların başında gelir.

Harekete geçin

Sağlıklı beslenerek ve düzenli olarak egzersiz yaparak kabızlık, şişkinlik, hazımsızlık vb. sindirim sorunlarıyla başa çıkabilirsiniz.

Lifli gıdalar tüketin

Bağırsak hareketlerini düzenleyen çözünmeyen lifli gıdalar, kabızlığı gidererek, hemoroid ve divertikül gibi sindirim hastalıklarını engelleyerek bağırsak sağlığını da destekler. Brüksel lahanası, havuç, pancar, şalgam, elma, buğday ve yulaf kepeği, kahverengi pirinç çözünmez lif için iyi kaynaklar olarak belirtilebilir. Bağırsaklarınızda biriken faydasız artıklardan kurtulmanın yolu, lif ağırlıklı beslenmekten geçer! Lif; sistemde adeta su vazifesi görerek, bağırsaklarınızın olması gerektiği şekilde boşalmasına yardımcı olur. Liften zengin beslenmek, sindirim sisteminizin sağlığı için altın değerindedir. Tam tahıllı gıdalar, lif zengini meyve sebzeler, günlük diyetinize mutlaka eklemeniz gerekenler arasında yer alıyor. Normal beslenen bir kişi, günde ortalama 15 gr. lif tüketebiliyor. Oysa uzmanlar, günlük lif tüketimimizin 30 gr. olması gerektiğini söylüyor! Aradaki bu farkı kapatmak için lif zengini gıdaları tercih etmek gerekiyor; ki bunların başında elma geliyor! Lif ayrıca dışkıda su tutulmasını da sağlar ve kabızlık problemi ortadan kalkar.

Stresten uzak durun, rahatlayın

Bilinen bir gerçek var ki o da stresin bağırsak florasını olumsuz yönde etkileyerek birçok hastalığa davetiye çıkartması. Bu nedenle, sağlıklı bir sindirim sistemi için stresten uzak durmak gerekiyor.

Sindirim sisteminde stresle alakalı problem yaşayanlar için uzmanlar, müzik, yoga ve meditasyon gibi rahatlatıcı ve yardımcı teknikler öneriyor.

Yeme alışkanlığınızı değiştirin

Geceleri beslenme alışkanlığınızdan vazgeçin. Düzenli ve sağlıklı beslenin, lokmaları oturarak ve iyice çiğneyerek yavaşça tüketin. Beslenme sırasında daha küçük porsiyonlar tercih edin ve öğünleri atlamayın.

Bunların dışında, kafeinli içeceklerden uzak durulmalı, alkol tüketiminden uzak durulmalı, rafine şeker tüketiminden uzak durulmalı, sigarada uzak bir yaşam sürdürülmelidir.

”Bütün hastalıklar bağırsakta başlar, bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır”. Hipokrat

– Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS), şişkinlik, acil tuvalet ihtiyacı, karında rahatsızlık hissi, kabız ve ishal gibi düzensiz bağırsak hareketleri gibi belirtileri bir arada gösteren ve en sık görülen gastrointestinal sendromdur ve bu sendromda sindirim sistemi istenilen şekilde çalışmaz.

– Ancak IBS hastaları uygun diyet uygulaması ve medikal tedavi ile stresten uzak durarak yaşam kalitelerini yükseltebilir.

– Düzenli egzersiz ve yoga ile IBS semptomlarının iyileştiğini düşünülüyor.

– IBS’in kadınlarda bağırsak alışkanlıklarında değişikliklere neden olması sonucu kabızlık şeklinde ağrısız dışkılama yaşanabilir ve kramp oluşabilir. Aksi durumda, yaşanılan şiddetli gerilme ile oluşan rektal ağrılar endometriozis (iyi huylu fakat çoğunlukla ağrılı kronik bir hastalık) belirtisi olduğundan doktora gidilmesi tavsiye edilir.

– IBS olan kişilerde, genellikle bağırsaktaki kramplardan kaynaklanan karın ağrısı görülür ve bilinmelidir ki; IBS ağrısı karında tek bir bölgede yer almaz, her yerde hissedilebilir.

– IBS semptomları, gündüzleri yaşanan stres ve yeme alışkanlıklarına bağlı olarak ortaya çıkar. Geceleri ise bu semptomlarla karşılaşacak olursanız mutlaka bir doktora görünmeniz faydalı olacaktır çünkü bu yaşadıklarınızın IBS ile ilgisi olmayabilir.

– Bağırsaklarımızda bulunan bakteriler sağlığımız açısından son derece önemlidir. Aldığımız besinleri sindirmemize yardımcı olan ve bağırsağı koruyan bu dost bakteriler dengesizleştiğinde sindirim ve bağışıklık sisteminde tehlike çanları çalmaya başlar. Bu dengesizlik, hamile gibi görünen şiş karın (gaz şişmesi) belirtisiyle IBS’ye yol açabilir.

– IBS’nin bir diğer semptomlarından olan ve belki de en sinir bozucusu insanların bazı gıdalara karşı duyarlılığın artmasıdır. Gerçek anlamda bir alerji durumu olmasa dahi tüketilen bazı gıdalar IBS semptomlarını arttırabilir.

Doc. Dr. Halit Yerebakan

Kadinvekadin.net

Bir önceki yazımız olan Kronik Ağrılara Yeni Yöntem: Radyofrekans başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
Teknik Destek ve Reklam Yönetimi Kutlu Creative tarafından sağlanmaktadır.