KARDİYOLOG SELİM PANÇ'TAN ORUÇ UYARILARI | Bandırmanın Sesi
REKLAM
foto-deniz1

KARDİYOLOG SELİM PANÇ’TAN ORUÇ UYARILARI

Paylaş
 

Bandırma’nın sevilen doktorlarından ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Kardiyolog Selim Panç, ramazan ayında oruç tutmak isteyen kalp ve damar hastaları için çeşitli uyarılarda bulundu. Selim Panç, hangi hastaların oruç tutabileceğini, hangilerinin tutamayacağını açıklarken, ilaç kullanımı ve beslenmeyle ilgili uyarılar yaptı.

İşte Selim Panç’ın kalp ve damar hastaları için oruç uyarıları:

“Oruç, sağlıklı insanların yapması gereken bir ibadettir. Sağlığımız açısından da yararlıdır. Oruç tutmayı düşünen  hastaların mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir.

Oruç tutan insanlar da, kanda ki pıhtılaşma olaylarının azaldığı, iyi kolestrol dediğimiz HDL nın  arttığı , kötü kolestrol olan LDL’nin azaldığı, kalp hastalıkları için risk faktörü olan homosisteinin  düşük seyrettiği gözlenmiştir. Bu durumda  oruç tutmanın kalp hastalıkları için koruyucu olduğunu  söyleyebiliriz.

HANGİ HASTALAR ORUÇ TUTAMAZ

Son bir yıl içerisinde kalp krizi geçirenler

Son bir yıl içerisinde kalp ameliyatı geçirmiş olanlar

Kontrolsüz  hipertansiyonu olanlar

Kalp pili takılı olanlar

kalp yetmezliği olanlar

ileri  kalp kapak hastalığı olanlar

kontrolsüz  ritm   bozukluğu  olanlar

Kalp kapak protezi takılmış olanlar

İnme riskine karşı kan sulandırıcı ilaç kullananlar

Son bir yıl içerisinde stent takılmış ve ikili kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar tutamaz.

HANGİ HASTALAR ORUÇ TUTABİLİR

Öncelikle doktorunun onayını alması şartıyla,

Kronik koroner arter hastalığı olup stabil seyreden, kan sulandırıcı olarak sadece aspirin kullanan, şikayetleri olmayan, oruç tutulma saatleri ilaç kulanımını bozmayacak olanlar, tansiyon hastası olup tansiyonu dengeli seyreden hastalar ,hafif kapak hastaları oruç tutabilir.

ORUÇ TUTANLAR İLAÇLARINI NASIL ALMALIDIRLAR ?

Oruç tutan hastalar doktorlarıyla görüşerek ilaç dozlarını ayarlamalıdırlar.Sabah aldıkları dozları sahurda

akşam dozlarını iftarda alabilirler.

İFTAR’DA VE SAHUR’DA BESLENMEMİZ NASIL OLMALI ?

İftar‘da 15 – 16 saatlik bir açlık sonucunda aşırı bir yemek yeme isteği olacaktır. Bu bilinçle kalbimizi zorlayacak hızlı ve çok yemekten kaçınmalıyız. Hızlı ve çok yemek tüketmek kalbin yükünü % 20 arttır. Ayrıca yağlı, kızartma, hamur ağırlıklı yemekleri tercih etmemeliyiz. Aşırı miktarda yağlı, kalorisi yüksek yemeklerden kaçınmalıyız. İftarı Çorba, peynir, makarna, komposto, kahvaltı türü ile açabiliriz. Mutlaka hamur işlerinden vazgeçilemiyorsa bol sebzeli fırında hazırlanmış yemekler tercih edilmeli, nohut, mercimek, fasulye gibi kuru bakliyatlar sindirimi zor olduğu için az tüketilmelidir. Et ürünlerini de haşlama veya ızgara olarak tercih etmeliyiz.

Şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır.

İftar ve sahur arasında aralıklı olarak en az 2 litre su tüketilmelidir.

Tansiyon ölçümleri de ihmal edilmemelidir..

İftardan 2 saat sonra hafif tempolu yürüyüş yapılabilir.

Sahurda, gün boyunca tok tutacak, kan şekerinin düzenli seyretmesini sağlayacak kahvaltı ağırlıklı, sebze, protein içeren yumurta, süt, yoğurt,  peynir, sebze ve meyve ağırlıklı beslenme tercih edilmelidir. Zeytin ölçülü tüketilmeli (tuz oranı yüksek olduğundan) 6 adeti geçmemelidir. Salam sosis sucuk gibi yağlı gıdalar tüketilmemelidir. Bol sıvı alınmalıdır.

Bir önceki yazımız olan AK PARTİ SÖZCÜSÜNDEN İLK MESAJLAR başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
Teknik Destek ve Reklam Yönetimi Kutlu Creative tarafından sağlanmaktadır.