Bir günde dört mevsimin yaşandığı ve hava durumunda kararsızlığın gözlemlendiği mevsim geçişlerinde; ince ama kat kat giyinerek vücudun soğuğa ve terlemeye karşı korunması gerektiği gibi göz sağlığının da yüksek blokaj özellikli gözlüklerle korunması gerekiyor. Peki ya koruma için kullanılan gözlüğün başka ne gibi özelliklerinin olması ve koruma için gözlük alırken hangi kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekiyor?

Zararlı ışınlar ve göz sağlığı dendiğinde akla ilk olarak güneş, güneşli havalar, yaz mevsimi ve UV ışınları geliyor. Bu ışınlardan gözü korumak içinse yalnızca sıcak yaz günlerinde gözlük kullanmak gerektiği gibi bir algı oluşuyor. Ancak doğru bu değil; çıplak gözle görülmeyen, göz sağlığını olumsuz etkileyen, çok sayıda göz hastalığına davetiye çıkaran UV ışınları mevsim gözetmeksizin yeryüzüne geliyor ve göze doğrudan ya da dolaylı olarak temas ediyor. Bu temastan gözü koruyabilmek için gözlük alışverişine çıkıldığında optik mağaza tarafından önerilen gözlüğün en yüksek ışık dalgalarına (555nm) karşı koruma sağlayıp, sağlamadığını öğrenmek gerekiyor. Piyasada çok az sayıda markanın önem verdiği bu kriter kullanıcının göz sağlığını maksimum düzeyde koruyor ve kullanıcıya konforlu görüş sunuyor.

Işık değişimlerinde görüş kaybı yaşatmayan gözlük

Mevsim geçişlerinde havanın güzelliğine aldanır gözlük takarsınız, yola çıktığınızda hava birden bozar ve kararır gözlüğü çıkartmak zorunda kalırsınız. Tak çıkar yaparak geçirilen zaman dilimi gözlük kullanmaktan soğutuyor dolayısıyla zararlı ışınların göze ulaşmasına da zemin hazırlıyor. Gözlüğü çıkartmak yerine fotokromik teknolojiye sahip gözlük kullanmak işi bir hayli kolaylaştırıyor. Çünkü fotokromik teknoloji ile üretilen yüksek kaliteli gözlük camları ışığın şiddetine göre renk değiştirerek yoğun ve az ışıklı ortamlara uyum sağlıyor, görüş kaybı yaşatmıyor. Bu durum yalnızca havanın güneşli ya da bulutlu olduğu dönemlerde ortaya çıkmıyor. Yolculuk esnasında tünele ya da battı çıktı olarak bilinen araç alt geçit yollarında da meydana gelebiliyor. Uzun tünellerde 3-5 dakika süren bu karanlık yolculuk alt geçitlerde 10 – 15 saniye sürebiliyor. Karanlığa bağlı olarak yaşanan bu görüş kaybını önlemek için gözlüğü çıkartmak yerine fotokromik teknolojideki sürücü gözlüklerini tercih etmek gerekiyor.

Gözü dinlendiren gözlükler tercih edin

Doğadaki renklerin oluşumunu sağlayan kaynak ışınlardır. Dolayısıyla gözlük alırken önerilen gözlüğün camlarının doğada yayılan tüm ışınların birbirine karışmasını engelleyen türden olduğuna dikkat etmek gerekiyor. Bu gözlük camları diğer gözlüklere göre daha kontrastlı bir görüntü oluşturuyor ve renk geçiş noktalarını birbirinden ayırıyor. Gözlük kullanıcıları bu gözlüklerle doğayı daha net, renkleriyse kendi canlılığıyla görüyor. Özellikle güneşin en tepede olduğu ve dik açı ile geldiği durumlarda renkler birbirine karışıyor, silik ve puslu görünüyor.

Yararlı ışınların gözle buluşmasına izin veren gözlükleri tercih edin

Göz sağlığı dostu, göz doktorları tarafından sürücülere önerilen ve sürücü gözlüğü olarak bilinen erken katarakt oluşumlarını ve retinada oluşabilecek zedelenme risklerini yeni teknolojilerle önlemek mümkün. Bu teknolojideki gözlükler yalnızca zararlı ışınları filtreliyor ve yararlı ışınların göze temas etmesine izin veriyor.

Modanın bitmeyin akımı klasiklerdir

Moda deyince akla renkler, değişik stiller ve farklı tasarımlar geliyor. Sürekli değişen trende ne cep dayanıyor ne de bu uğurda doyuma ulaşılıyor. Uzun ömrüyle ve zamansız stiliyle klasik tasarımlar her dönem ravet görüyor ve ilgiyi üzerine çekiyor. Herkesin modaya uyduğu yerde yine en farklı duruş klasik severlerde görülüyor.