foto-deniz1
asili-ceviz-fidani

ERDOĞAN’IN CUMHURBAŞKANLIĞININ 3. YILI

ERDOĞAN
Paylaş
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığının üçüncü yılında canlı yayında açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de 3. yılı tamamlaması nedeniyle NTV ve TRT’den canlı yayınlanan diğer kanallara da açık ortak yayında Oğuz Haksever’in sorularını yanıtladı.

Başbakan Binali Yıldırım’la çalışma ilişkilerini sordu. Hkasever, “Binali Yıldırım’la Her konuda aynı mı düşünürsünüz?” diye sordu.

“HER KONUDA AYNI DÜŞÜNÜRSENİZ ORADA BİR YANLIŞLIK VAR DEMEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu soruyu şöyle yanıtladı: Şimdi Oğuz Bey farklı düşünmezseniz orada zaten bir yanlışlık var demektir. Zaman zaman o farklılıklar olacak ki işiniz düzel olsun. Mesele o istişareyi yapmaktır.

“BİNALİ BEY BENİM YOL ARKADAŞIMDIR”
Binali Bey, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğum dönemden beri benim mesai arkadaşımdır, yol arkadaşımdır. Belediye başkanlığından önce de gönül arkadaşımdır, yol arkadaşımdır. Belediye başkanı olduğum andan itibaren kenisini bleediyede yanıma aldım. Partimizi kurduk beraberiz. Hükümet olduk beraberiz. Başarı grafiğinde bunların hepsini beraber yazdık. Rabbim bu birlikteliğimizi inşallah, çok daha büyük başarılar için daim kılsın diye de dua ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;

“Şu anda ekranları başında bizi izleyen milletime Beştepe’den en kalbi duygularla selam sevgi ve saygılarımı iletmek istiyorum. Çankaya’da başlayıp Beştepe’de devam eden bu süreç neler yapmak istediğimizin nerelere varmak istediğimizin bir adımıdır. Fiziki yapılanmayı önemsediğim gibi zihinsel yapılanmayı da çok önemsedim. Her şeyden önce mekana insanın sokulması değil insana göre mekanın hazırlanması çok önemli.

Biz Çankaya’ya geldiğimizde personelimin yerleştirileceği yerlerin dahi olmadığını gördüm. Bu tabi bir Cumhurbaşkanlığı makamı için olur bir şey değildi. Cumhurbaşkanlığı milletimiz tarafından bizlere layık görüldükten sonra Beştepe’de zaten hazırlıklarımız buna göreydi ve şu anda Beştepe’de bu mekanda burası malum Kongre Merkezi’miz.

Bütün personelimizin genel sekreterinden yardımcılarına varıncaya kadar hepsinin mekanı mevcut ve huzur içinde çalışmalarını sürdürüyorlar. 2019’a burada 5 milyon kitaplık bir kütüphane yapmaya çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir ve bu devlete yakışan ne ise bizim bunu yapmamız gerekiyordu. Biz de 28 Ağustos 2014’ten sonra bu adımı attık. Çankaya’da bir harekat merkezimiz yoktu ama Beştepe’de bir harekat merkezimiz var. Burada sadece bakanlarımızın değil önemli kurumlarımızın da temsilcileri var ve burası 24 saat çalışır.

Ne oluyor ne bitiyor. Hangi bakanlıkta ne oluyor hepsi anında bu merkeze bunu geçerler biz de bütün Türkiye’yi bu merkezden izleriz. Zaman zaman çatkapı yaparım. Bu merkezden ayrıca 81 ilin valisi ile görüşme imkanım var. Gerektiğinde oradan bağlantıları kurarız o ilden öğrenmemiz gereken ne varsa öğreniriz.

MİLLETVEKİLİNE ÖZEL MAHKEME
KHK’lar ihtiyaçtan doğan atılmış adımlardır. Bunlar durup dururken olmuyor. Şu anda bu söylediğiniz milletvekilleri ile alakalı konular noktasında bizim hızla mesafe almamız lazım adımlar atmamız lazım. Şu anda Ankara başkentimiz Parlamento burada. Bunları farklı yerlerde devam etmesinden ise bunu başkent Ankara’da sürdürmenin çok daha isabetli olacağı kanısına varılmıştır. Burada bu adımın atılması Başsavcılık Ağır Ceza tarafından bunun yürütülmesi çok daha isabetli olacağı kanısına varılmıştır. Ana muhalefet de kendisine bir yol bulması lazım. Yaptıklarıyla sadece suyu bulandırıyor. Hükümetimiz attığı adımla yoluna devam ediyor. Bu kararı zaten istişare ederek aldık ve ülkemiz için çok faydalı olacağı kanaatindeyim.

SON KHK’DAKİ MİT DEĞİŞİKLİĞİ
Devletin başı istihbaratta en önemli bilgileri istihbaratları alması gereken kişi değil midir? İstihbaratın başı devletin başına bizzat bağlı olmazsa devlet hareket kabiliyetini kaybeder. İstediğim anda istediğim şekilde bu istihbari bilgiler bize gelsin ki biz de atmamız gereken adımları buna göre atalım. Büyük devletlerin hepsinde istihbarat devletin başına bağlıdır. ABD’de, Fransa’da hepsinde devlet başkanına bağlıdırlar.

Parlamenter demokrasilerde bu başbakanlara bağlıdır. Biz şimdi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilk adımı attık. 2019 Kasım ayında da ikinci adımı atacağız ve o tarihten sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çok daha güçlü şekilde devam edecektir. Bundan sonraki sürecin güçlenerek devamı gerekmektedir. 15 sene önce MİT’in ciddi bir portföyü yoktu şimdi var. İslam dünyasında var batıda var. Buralarda çok ciddi bir iletişim söz konusu. Bu olmadan bunu yürütemezsiniz ki.

“BEN GENÇLİĞİMİZE GÜVENİYOR, İNANIYORUM”
En önemli hayal Malazgirt’teydik bu hafta. Biz ne dedik devamlı 2071 dedik. Şimdi 3 yaşındaki çocuklarımız inşallah 2071’de nereye varacak ona baktığımızda önümüze çıkan şey çok önemli. O zaman onlar yaklaşık 60 yaşına varacak. Ama oraya kadar bu 3 yaşındaki yavrular bu hikayeyi yazacak ve hayata tatbik edecek. Seçilme yaşını 18’e indirdik niye indirdik gencine güvenmeyen geleceği inşa edemez.

Seçme hakkı veriyorsun seçilme hakkı vermiyorsun. Zor olan seçmektir. Zor olanı veriyorsun da kolay olanı neden vermiyorsun? 18-25 yaş arası gençler bunlarla iftihar edeceğiz. Bu millet aslında Fatih Sultan Mehmed ile bunun en güzel örneğini vermiş. Geleceğin Türkiye’sini buna göre hazırlamalıyız. Ben gençliğimize güveniyor inanıyorum. Malazgirt’te, bu hafta o yakıcı güneşin altında hamdolsun 50 bini aşkın genç vardı.

Bu gençler oraya bir aşkla, heyecanla geldiler. Ama onlar, bir grup Çanakkale’ye gidenler gibi değildi. Onlar farklıydılar. O Çanakkale’ye ‘Adalet istiyoruz.’ diye gidenler maalesef şehit mezarlıklarının olduğu yerlerde, onlar kimisi votka mı içersiniz, kimisi şarap mı, kimisi bira mı Bunu konuşurken, bizim gençliğimiz orada sadece ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.’ dedi.

“GÜÇLÜ AİLELER GÜÇLÜ MİLLETİ MEYDANA GETİRECEKTİR”
Torunlarımla oyun oynarım tabi. Sadık Eymen Berat beyin 3. çocuğu, şimdi gerçekten hafta sonları veyahut İstanbul’a gidişte onları görmemek bizim için büyük bir eksikliktir. O bizi şarj ediyor adeta hele hele dedeciğim deyince o ayrı bir mutluluk veriyor. Yeni yeni konuşmaya başladığı için çok daha farklı oluyor tadı başka. Ben onun için boşu boşuna en az 3 tane demiyorum daha fazla olması lazım. Torunlarla da artması lazım. Güçlü aileler güçlü milleti meydana getirecektir. Şu anda hakikaten darısı olmayanların başına ama ben torunlarımla iftihar ediyorum ayrı bir güç veriyor ayrı bir keyif oluyor. Zaman zaman belki anne babaları kızdığı anlar olabilir ama bütün onlara rağmen o yaramazlıkları ile bile bunlar çok güzel.

“CUMHURUN BAŞI İSEN BUNU YAPMAK ZORUNDASIN”
Gelen mektuplara cevap veriyorum. altında telefon numarası varsa arayıp konuşurum. İhtiyaç durumları da oluyor onu da özel kalemimle hızlıca gideriyoruz. Cumhurun başı isen bunu yapmak zorundasın. Hep milletimize ulaşmaya gayret ediyoruz. Şu anda ilaçlarda bile eskiden kanser vs bunlar ücretleri istenirdi son alınan kararlarla onları bile artık devlet kendisi getirtiyor ve bedelini ödüyor. Bu devlet niçin var vatandaşı için halkı için var. Bunu yapmak mecburiyetinde. Bunu yapmıyorsa hiç bir anlamı yok. Bakın nerelerden nerelere geldik. Türkiye’yi 3 kat büyüttük.

Bu noktaya gelmiş olan bir Türkiye’de benim vatandaşım halkım bir defa asla bu tür sıkıntıları yaşamayacak. Şu anda bütün illerimizde hastanelerimizde hepsinde bir tırmanışın alameti farikasını görüyoruz. Buralara kolay gelinmedi. Hastanelerde bir sıkıntı mı oldu devlet olarak biz oralara ulaşacağız. Burda benim bir ricam var, başhekimlerden doktorlarına varıncaya kadar Allah rızası için hastalarıyla çok ilgilensinler ki onlar ilgileniyorsa Cumhurbaşkanı-Başbakan ilgileniyor demektir. Ama onlar ilgilenmediği zaman aynen rahmetli Savaş Ay’ın programındaki duruma düşeriz. Onun için biz bütün imkanlarımızla gücümüzle darda kalmışın yanında olmaya devam edeceğiz.

ARAKAN’DAKİ MÜSLÜMANLARA YÖNELİK SALDIRI
Maalesef dünya Myanmar’a, diyebilirim ki kör ve sağır. Duymuyor ve görmüyor. Bu son Bangladeş olayı ise çok daha acınası bir olay. Gelen rakamlar maalesef 3 bin civarında insanın bu şekilde mağdur edildiği, hatta ölmesine neden olan bazı adımların atıldığı istikametinde. Tabii bu konuyla ilgili biz bunu ağır, şiddetli bir şekilde kınıyoruz. Yine onun takibini de ilgili uluslararası kurumlar vasıtasıyla başta BM olmak üzere dile getireceğiz.

“ÖNÜMÜZDEKİ YILLAR AFRİKA’NIN AYAĞA KALKTIĞI YILLAR OLACAKTIR”
Bizi açılım yaparken kazan kazan ile bunları yaptık. Afrika’da bizim 12 büyükelçiliğimiz vardı 39 ‘a çıkardık. Afrika ile Türkiye’nin dayanışması sömürü alanı olan Afrika kendine gelecektir. Önümüzdeki yıllar Afrika’nın ayağa kalktığı yıllar olacaktır. Yıllarca sömürmüşler. Fakat Türkiye böyle yaklaşmadı. Gelişmiş ülkelere yardım konusunda ABD birinci, Türkiye ikinci. Fakat milli gelire oranlar bakınca ABD ile bizim ki aynı mı? Milli gelire bakınca Türkiye birinci, ABD ikinci. Veren el, alan elden hayırlıdır.

KÖRFEZ KRİZİ
Kriz başladığı noktada değil. Artık Körfez’de bu sıkıntının bitmesi gerekiyor. Bitti dersem yanlış olur. Her geçen gün geri gidiyor. Hac mevsiminin yoğunlaştığı böyle bir dönemde Suudi Arabistan Kralı Selman’dan isteğimiz yaşı büyük bizden artık Körfez’de bu sıkıntı bitsin derim. Müslümanların bu dünyada birbiri ile uğraşma zamanı olamaz. Birbirinizi sevmedikçe cennete giremezsiniz. Temenni ediyorum ki şu bayram arefesinde böyle bir adımı atarlar.

MESCİD’İ AKSA GERİLİMİ
Ben bu iş tamamen bitti noktasında değilim. Her an nerede nasıl patlak verir bilemem. Başta Netanyahu olmak üzere artık şunu bilmemiz lazım. Bu Harem-i Şerif, 3 dinin saygın mekanıdır. Buraya kimse kalkıp da benimdir Müslümanlar giremez diyemez ve bu düşünülemez. Bu bizim ilk kıblemiz. Bu sebeple de çok büyük öneme haiz. Burada Netahyahu o farklı bakışlarını bir kenara koyarak buraya saygı duymak zorunda. Biz ülkemizde tüm güvenlik güçlerimizle buraları emniyet altında tutuyoruz. Ecdadımızdan böyle gördük ve dinimizin emridir. Bunu da kendilerinden özellikle bekliyoruz.

“G-20 ZİRVESİ’NDE HAYRAN KALDILAR”
Sayın Obama onlar G-20 Zirvesi’nde bizim o mekana hayran kaldılar. Gerçekten G-20 zirvesini yaptığımız yer bugüne kadar katıldığım zirvelerin hiçbirinde böyle bir yer yok. Şu 15 yıllık başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı döneminde demek ki her yıl olarak ele almış olsak 15’e kadar bir G-20 zirvesine katılmış durumdayım. Bütün bunlarda gittiğimiz yerlerin durumu bizimki ile mukayese edilmez. Hem başarılı bir organizasyon hem de herkesin huzur içinde rahatça kalabildiği bir yer oldu. Sayın Obama ile bunları konuştuğumuz gibi bunun yanında özellikle Suriye Irak konularını görüştük ve aramızda savunma sanayine yönelik konuları da G-20’de ele almıştık. Güzel bir G-20 Antalya’da görüşme gerçekleştirdik. 8 yıl onun da doldu şimdi sivil hayatını yaşıyor. Bizler için de süre dolacak ve bizler de rabbimizin bizler için çizdiği kader hayata devam edeceğiz.

“SPOR’DA ‘ALTIN’A VURMAMIZ LAZIM”
Gençleri siyasete sokmak işi bitirmiyor. İstiyoruz ki bir çok etkinliğin içerisinde de gençler yerini alsın. Şu anda artık milyonlarla çocuklarımız sporla anılır hale geldi. Hemen hemen bütün spor branşlarında artık Türkiye yerini almaya başladı. Bununla kendimizi yeterli görmüyoruz. Bizim artık bu branşlarda altına vurmamız lazım, altına doğru koşmamız lazım. Spor denince sadece akla futbol gelmemeli. Tenis, yüzme, basketbol, dağcılık vs. Bütün bunlarla beraber kış sporlarında çok daha iyi konuma gelmemiz lazım. Bunun tesislerini bir defa yaptık yapıyoruz. Erzurum’da üniversiteler arası kış oyunları yaptık ve çok ciddi yatırımlar yaptık bu yayılıyor şimdi. Baskette iyi bir noktaya geldik. Artık ilk 3’ü zorluyoruz. Benim Danışmanım Hidayet Türkoğlu da basket federasyonunun başkanı.

Kapalı salon biz geldiğimizde kaç taneydi şimdi her ilimizde kapalı spor salonumuz var. Bakanımıza söyledim bizim bütün ilçelerde mahallelerde sokaklarda bir iki yere potaları yerleştireceğiz o mahallenin çocukları o potalarda gelip oynasınlar. ABD’de bunu her yerde görürsünüz. Bu gençliği kötü alışkanlıklardan da koparır.

Bunlar ne kadar yaygınlaşırsa gençliğimizi kötü alışkanlıklardan kurtararak buralara sevk etmekte inanıyorum ki hepimizin önemli bir görevi var. Buralardan gençlerimizi kurtarıp spora sevk etmemiz lazım. Ve derece yapanların adedinin çoğaldığını görürüz. Son Fransa’da yapılan oyunlarda altınlar geldi gümüş geldi. Keşke o gümüş de altın olarak gelseydi çok daha gururlanacaktık. Hepsine teşekkür ediyor, hepsinin başarılarının artarak devamını diliyorum.

“GURUR KİBİR BİZE AİT DEĞİLDİR, BİZE TEVAZU YAKIŞIR”
Kucaklaşmalar bir başka oluyor. Kucaklaşmadığın zaman ne denir bu ne kibir ne gurur denir. Kibir gurur bize ait değil, bize tevazu yakışır. Gurur yücelik Allah’a aittir. Bize tevazu seninle bu şekilde kucaklaşmak isteyene siz de o hakikaten o mukabelede bir karşılık verdiğiniz zaman unutmaz. Biz de hamdolsun elimizden geldiği kadarıyla yapıyoruz. Bundan da taviz vermeyi düşünmüyoruz.

Bir önceki yazımız olan SEDEF EGZAMA HASTALIĞINA MUCİZE ÇÖZÜM SAĞLIYOR başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
Bizi Facebook’tan Takip Edin!
1agrigento-otel-erdekozen hyundai doga-koleji-bandirma nehir-kaya esen-tip yemtar
perema2014 soylu
berkan-kuyumculuk bandirma-com-tr gumuskonak
birge cilev eken-hotel dOnce ortem iskenderci
logo-web
Teknik Destek ve Reklam Yönetimi Kutlu Creative tarafından sağlanmaktadır.