foto-deniz1
asili-ceviz-fidani

Başbakan Yıldırım, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu.

1256108_620x410
Paylaş
 

“Teröre mali destek veren belediyelerin hesabını göreceğiz”

 

Başbakan Binali Yıldırım, partisinin Meclis Grup Toplantısında yaptığı konuşmasına, ramazan ayının neredeyse yarısının geride kaldığını, sayılı günlerin gelip geçtiğini hatırlatarak, “Allah, ramazanı bizden razı eylesin. Yaptığımız ibadetleri, tuttuğumuz oruçları dergahı izzetinde kabul eylesin” diye başladı.

Dün Elazığ’da hemzemin geçit yerine herhangi bir yerden geçmeye çalışırken meydana gelen kazada 9 vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Yıldırım, her şeyin insanlarla başlayıp insanla bittiğini; ne tedbir alınırsa alınsın, hangi teknolojiyi kullanılırsa kullanılsın, insan hatasını ortadan kaldıracak bir makinanın henüz icat edilmediğini belirtti.

Yıldırım, “İnsanların hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Kendi hayatını düşünmesen bile taşıdığın, sorumluluğunu aldığın insanların hayatını düşünmek zorundasın. Önümüzde bayram var. Kaymak gibi yollar yaptık, yolları böldük, memleketi birleştirdik; yolları böldük, hayatları, gönülleri birleştirdik. Siz siz olun kurallara uyun, çünkü yolların kralı olmaz yolların kuralı olur.” ifadesini kullandı.

Yıldırım, Elazığ’daki kazada hayatını kaybeden tarım işçilerine Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

“CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ”

  1. Hükümet’in kurulmasının üzerinden yarın 1 ayın geçmiş olacağını vurgulayan Yıldırım, Türkiye’nin meselelerini çözmek için canla başla çalıştıklarına dikkati çekti.

Yıldırım, “Daha önceki hükümetlerdeki gibi birinci önceliğimiz demokrasimizi geliştirmek, hukuk devletinin tam anlamıyla yerleşmesini sağlamak ve vatandaşlarımızın refahını, mutluluğunu sağlayacak tedbirleri almak, düzenlemeleri yapmak. Bu dönemde hükümetimiz ve bütün kurumlarımızla, heyecanla, Türkiye’yi daha da büyütmek, daha da ileri götürmek, 2023 hedeflerini gerçekleştirmek için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Geçen hafta Kütahya Tunçbilek’te yerin 500 metre altında, hayatını kara elmasla kazanan madencilerle iftar sofrasında birlikte olduklarına değinen Yıldırım, gerek Tunçbilek’te gerek Tavşanlı’da gerekse de Kütahya’da, gece yarısı olmasına rağmen vatandaşların heyecanının, coşkusunun, kendilerini sıcak şekilde karşılamalarının dikkate değer olduğunu belirtti.

Geçen hafta katıldığı programlarla ilgili bilgiler veren Yıldırım, “Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte hafta sonu Burgazada Korveti’ni denize indirme, Kınalıada Korveti’nin kızağa koyma törenlerine katıldık. Deniz kuvvetlerimizin elde ettiği o büyük gelişmeyi yakından gördük, gurur duyduk, göğsümüz kabardı. Çünkü bir zamanlar gemileri, paramızı verdiğimiz halde dışarıda inşa ettirip teslim alamıyorduk. 74 harekatında, o haklı davamızda bizi yüzüstü bırakanlar, bugün Türkiye’nin savunma, caydırıcılık alanında kat ettiği mesafenin o günlerde yaşadığımız sıkıntıların bize öğrettiği tecrübeden geldiğini anlamıştır” dedi.

“SAVUNMA SANAYİNDE YERLİLİK ORANINI YÜZDE  60’IN ÜZERİNE ÇIKARDIK”

“Savunma sanayine son 14 yılda aktardığımız kaynak miktarı tam 30 milyar dolar” diyen Yıldırım, bu alanda yerlileştirme ve millileştirmeye önem verdiklerinin altını çizdi. Yerlileştirmenin tek başına yeterli olmadığını, millileştirmenin de gerektiğini vurgulayan Yıldırım, her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de Türkiye’nin kendi kendine yeterliliğini artırmasının, bölgedeki ülkelerin güvenliği ve geleceği için gerekli olduğunu belirtti.

Yıldırım, “Kendi insansız hava aracımızı artık yapabiliyoruz. Şimdi teçhizatlı, silah donanımlı olanını da yapmaya başladık. Tankımızı yapıyoruz, milli piyade tüfeğimizi yapıyoruz. Yetmez. Bölgesel uçak projesini yapıyoruz. Helikopterlerimizi yaptık uçuruyoruz. Kısacası, savunma sanayinde yerlilik oranını 2003’te yüzde 20’den aldık, bugün yüzde 60’ın üzerine çıkardık. İşte Türkiye’nin gelişmesi bu, gelişen büyüyen Türkiye’nin geldiği nokta bu. Güçlü millet, güçlü orduyla ancak mümkündür. Türkiye’yi güçlendiriyoruz. Türkiye güçlendiği oranda ordumuz da güçleniyor, dostlarımıza güven veriyor, düşmanlarımıza da korku salıyor.” diye konuştu.

“TÜRKİYE BÖLGESİNDE GÜÇLÜ OLMAK VE GÜÇLÜ KALMAK MECBURİYETİNDE”

Bu alandaki çalışmaların hızla devam edeceğini bildiren Yıldırım, “Önümüzdeki 2023 sürecinde inşallah bölgesel uçağımızı da semalarımızda uçuracağız. Kuyruğunda Türk malı yazan uçağımızı uçuracağız. 2018’in sonunda tamamen yerli kaynaklarla yerli akıl teriyle, alın teriyle yapılmış uydumuz da gökyüzünde olacak.” dedi.

Türkiye’nin, bölgesinde güçlü olmak ve güçlü kalmak mecburiyetinde olduğunu vurgulayan Yıldırım, çevresinde Türkiye’ye bel ve umut bağlamış bir çok ülke bulunduğunu söyledi. Yıldırım, bu ülkelerin geleceğinin de Türkiye’nin geleceği ile aynı derecede önemli olduğunu kaydetti.

Yıldırım, bir eğitim öğretim döneminin daha bittiğini hatırlatarak, 18 milyon öğrencinin karnelerini aldığını, onları yetiştiren 1 milyona yakın öğretmenin de yaz tatiline girdiğini dile getirdi.

Çocukların heyecanını yaşamak için kendisinin öğrenim gördüğü İstanbul’daki Piri Reis Ortaokulu’na gittiğini anlatan Yıldırım, o dönemleri düşündüğünü ve anılarını tazelediğini aktardı.

Öğretmenlerin önemine dikkati çeken Yıldırım, “Anne baba çocukları şekillendiriyor ama zamanımızın çoğu okullarda geçiyor. Dolayısıyla öğretmenlerimizin çocuklarımızın gelecek ufkunda, özgüven kazanmasında ve şekillenmesinde çok büyük emekleri var. Yavrularımızı, gençlerimizi geleceği hazırlamak için fedakarca gayret eden bütün öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyorum, kutluyorum.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN HİÇBİR BÖLGESİNİ AYRI TUTMADIK”

Türkiye’nin her bölgesinde güçlü parti olmanın mutluluğunu, bütün şehirlere, köylere tam bir adaletle hizmet götürmenin onurunu yaşadıklarını ifade eden Başbakan Yıldırım, Akdeniz Bölgesi’ni Karadeniz’den ayrı tutmadıklarını, Trakya’ya hangi yatırımı yaptılarsa Güneydoğu’ya da aynı yatırımı yapmayı şiar edindiklerini belirtti.

Etnik siyaset, bölge siyaseti, ayrımcılık yapanlar, kendilerinin bu hassasiyetini asla anlayamayacağını vurgulayan Yıldırım, grup toplantılarında asıl vurgularının “Millete hizmet, Türkiye’ye hizmet” olduğunu, daima “İşimiz hizmet, gücümüz millet” dediklerini hatırlattı.

Her zaman Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü her şeyin üzerinde tuttuklarını dile getiren Yıldırım, “Bütün icraatlarımızda milletimizin menfaati önceliğimiz oldu. Demokrasiyle, ekmeğimizi, aşımızı büyüttük. Hukuk devleti anlayışıyla, vatandaşlarımızın hukukuna sahip çıktık. Bundan sonra da aynı istikamette, kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

Türkiye’de demokratik istikrar ile ekonomik istikrarın birlikte geliştiğini, ülkenin büyüyüp, kalkındığını belirten Yıldırım, çevresindeki tehditlere, tehlikelere, ateş çemberine rağmen dünya ekonomileri gittikçe daralırken, Türkiye’nin 2016’nın ilk 4 ayında dünyanın en fazla büyüyen 5 ülkesi arasına girmeyi başardığını hatırlattı.

“EKONOMİYİ 14 YILDA ŞAHA KALDIRDIK”

Yıldırım, “Bütün bu umut verici gelişmelerin arkasındaki sır, iki kelimede gizli: Güven ve istikrar. Türkiye elde ettiği güven ve istikrar, güçlü siyasi iktidarla, tam yol ileri devam ediyor. 2023 hedeflerine emin adımlarla gidiyoruz. Bizim anlayışımızda, millet güçlü olacak ki devlet güçlü olsun. Devlet güçlü olacak ki millet güçlü olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Yıldırım, güven ve istikrar, sağlam siyasi irade sayesinde Türkiye’nin ekonomisini 14 yılda şaha kaldırdıklarını, üretimde, yatırımda, istihdamda, ihracatta rekor üstüne rekor kırdıklarını söyledi.

Yapacaklarının, bunlarla sınırlı olmadığını aktaran Yıldırım, Hükümet Programlarını açıklarken, “Hükümet olarak daha faza üreteceğiz ve adaletle paylaşacağız, yatırıma, istihdama, ihracata daha fazla kafa yoracağız.” dediklerini hatırlattı.

Bunun için, Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili bütün bakanlıkların bir araya gelerek, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda bir dizi karar aldığını hatırlatan Yıldırım, bu kararları yakında Meclis’e getireceklerini vurguladı.

NİTELİKLİ BEYİN GÖÇÜNÜ DÖNDÜRECEK TEDBİRLER

Üreten, istihdam oluşturan, yatırım yapan, ihracatı artıran, pastayı büyütüp, adilce paylaşan bir ekonomi oluşturmaya çalıştıklarını dile getiren Yıldırım, mali disiplinden vazgeçmeden, gerçek ekonomiyi büyütecek tedbirler aldıklarını kaydetti.

Yatırımcının önündeki kırtasiye işlerini ortadan kaldırdıklarını belirten Yıldırım, “Yatırımcının önüne tabiri caizse turkuaz halı seriyoruz, yeter ki yatırım yap, bu ülke için üret, bu ülke insanları için iş, aş alanları oluştur. Bununla da yetinmiyoruz. Yatırım için onlarca belge, harçlar, vergiler, her evrağa para, oraya gitti para, buraya gitti para, o kağıt, bu kağıt yatırımcı daha yatırıma başlamadan yoruluyor, pes ediyor. Bütün bunları ortadan kaldıracak, yatırımcının hemen üretime geçeceği, ekonomiye katkı sağlayacağı bütün imkanları sağlayacak düzenlemeleri yapıyoruz. Yatırım ortamının iyileşmesiyle ilgili adeta ezber bozan düzenlemeler geliyor.” diye konuştu.

Nitelikli beyin göçünü geri döndürecek tedbirler aldıklarını anlatan Yıldırım, şunları ifade etti:

“Türkiye artık beyin göçü veren değil beyin göçü almaya başlayan ülkeler arasına girdi. Bu bağlamda, diğer ülkelerde gerek Türk vatandaşı gerek başka ülke vatanadaşları olsun, yetişmiş, alanında uzmanlaşmış insanlara ülkemize gelmesi için oturma, çalışma izni ve hatta vatadaşlık da dahil olmak üzere her türlü kolaylığı sağlayacağız. Böylece Türkiye’ye daha fazla yatırımcı gelmesini, daha fazla küresel yatırımcının iş yapmasını sağlayan ortamları iyileştireceğiz.”

“BİZ, VATANDAŞ MUTLUYSA VARIZ”

Sosyal güvenlik alanında da köklü düzenlemler yaptıklarını belirten Yıldırım, son birkaç yıldır Genel Sağlık Sigortası uygulaması nedeniyle mağduriyetler yaşandığını hatırlattı.

Gelir testi meselesi nedeniyle, sağlık hizmeti alan vatandaşlara birtakım borçlar çıkarıldığına dikkati çeken Yıldırım, bunun dışında, “yaşlı bakım aylığı, engelli bakım aylığı, evde bakım aylığı” gibi ödemelerin de kesildiğini kaydetti.

Bu şikayetleri ortadan kaldıracak, bu işlerin daha düzenli şekilde yapılacağı yeni bir düzenlemeyi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yürüttüğünü ve yakında Meclis’e getireceklerini dile getiren Yıldırım, “Vatandaşımızla Hükümet arasında anlaşmazlık, niza kalsın istemiyoruz. Biz, vatandaş mutluysa varız. Vatandaşımız mutlu değilse bizim Hükümet olmamızın ne anlamı var? Yapacağımız her şey insanımızın hayatını kolaylaştıracak, yaşam kalitesini artıracak. Bölgesel kalkınmışlık farklarını ortadan kaldıracak.” dedi.

TARIM SEKTÖRÜNE DESTEK

Başbakan Yıldırım, bu dönemde önem verecekleri bir sektörün de tarım sektörü olacağını söyledi.

Bu sektörün dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de stratejik sektör olmaya devam ettiğini belirten Yıldırım, “Dünya nüfusunun hızla arttığı, iklim değişikliğinin çok büyük boyutlara ulaştığı günümüzde, tarımın, tarımda kendi kendine yeterliliğin önemi gittikçe artmaktadır. Ülkeler çok gelişmiş olabilir, çok büyük buluşlar yapabilir ama nihayetinde beslenme ihtiyacı, her zaman temel ihtiyaç olarak kalmaya devam edecek.” dedi.

Yıldırım, Türkiye’de son 14 yılda, her alanda olduğu gibi tarım alanında da önemli gelişmeler sağladıklarını vurguladı.

Daima üreticinin ve çiftçinin yanında olduklarını kaydeden Yıldırım, “Bu yıl biraz kuraklık, üretimde düşme olmasına rağmen, fiyatlarda çiftçimizin aleyhine bir gelişme olursa, Tarım Bakanımız anında müdahale edecek, gereken önlemleri alacaktır. Onun için çiftçilerimiz rahat olsun, onlar hasatlarını yapmaya devam etsinler.” diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, bu dönemde çiftçiye verdikleri desteklerde de değişikliğe gittiklerini söyledi.

Çiftçilere yapılan desteklerin, çeşitli kalemlerde yıl boyunca verildiğine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Küçük küçük miktarları çiftçimiz alıyor ama hiç bir işine yaramıyor. Ya hasat öncesi ihtiyacı olunca alamıyor veya aldıktan sonra borcunu karşılamıyor. O yüzden de şimdi bir uygulamaya geçiyoruz. Yılda iki sefer, toplu şekilde destek yapacağız. Aldığı para bir işe yarasın, yoksa arada parça pinçik alınıyor, paralar kayboluyor. Bu uygulama ile çiftçimizin ihtiyaçlarını daha güzel şekilde gidermesini sağlayacağız.

Mazot desteğini başlatan iktidar, bizim iktidarımızdır. Bununla da yetinmiyoruz, şimdi de gübrede, yemde KDV’yi ortadan kaldırdık. Amonyum nitrat gübresini yasakladık. Niye yasakladığımızı biliyorsunuz. Çünkü bu katil terör örgütü, üretim ve hasat için lazım olan gübreyi, insanları öldürme makinesi olarak kullanıyor, bunun önüne geçmek için nitratlı gübre üretiminin dağıtımını yasakladık. Bunun yerine konacak gübre çalışmaları da devam ediyor.

2023’te 150 milyar dolarlık tarımsal üretime ulaşmayı hedefliyoruz. İhracat hedefimiz de 40 milyar lira olacak.”

Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin, son 26 çeyrek kesintisiz büyümeye devam ettiğini vurgulayarak, “Türkiye ekonomisi üzerine bahis oynayanlara, Türkiye ekonomisinin kırılgan olduğunu söyleyenlere selam olsun. Yapacağınız her türlü manipülasyon, alevere dalevere Türkiye’nin büyümesini engelleyemez, yolunu kesemez. Çünkü Türkiye’de milletin partisi var, AK Parti var.” sözlerini kullandı.

AB ülkelerinin eksi büyümede olduğunu, ABD’nin büyümesinin aşağı doğru gittiğini belirten Yıldırım, Türkiyenin, Hindistan ve Çin gibi büyüyen ülkelerden olduğunu kaydetti. Binali Yıldırım, büyümede ilk beş ülkenin başında Türkiye’nin geldiğini söyledi.

“TÜRKİYE TERÖR BELASINDAN KURTULACAK”

Türkiye’nin önünde güzel ve aydınlık bir gelecek olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Geleceğimizi olumsuza çevirmek isteyenler içeride ve dışarıda terör örgütlerini üzerimize salıyorlar. Ama şunu cümle alem gördü. Türkiye, terör belasından kurtulacak. Allah’a şükür ilçelerimizde, illerimizde kalkışmaya çıktılar, hepsi dersini aldı. Şimdi vatandaşımız bunların çirkin yüzünü gördü. Acımasızca nasıl insanları öldürdüklerini, nasıl binaları yerle bir ettiklerini gördü. Şimdi artık bölgede vatandaşlarımız hükümetinin yanında, milletinin yanında, devletinin yanında.” diye konuştu.

AK Parti, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerinin Ramazan ayı boyunca bölgeyle gönül köprüleri kurduğunu anlatan Yıldırım, doğu ile batıyı birleştirdiklerini, kardeşliği arttırdıklarını, Ramazan’ın feyzini ve bereketini ülkenin her tarafında yaşattıklarını söyledi.

Yıldırım, terörden sonra yapmaları gereken birkaç iş olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi; teröre mali destek veren belediyelerin hesabını görmek. Devletten parayı alacaksınız;  yol yapmak, park yapmak, kanalizasyon, sosyal destekler yapmak için… Bu kaynakları çeşitli yollarla hileyle, düzenbazlıkla terör örgütüne aktaracaksınız. Yemezler.  En kısa sürede, devletin verdiği kaynakları millet için kullanmayan bu yerel yöneticilerden bunun hesabını soracağız. Burunlarından fitil fitil getireceğiz. Bu konuda düzenleme de Meclis’e gelecek. Yağma yok. İnsanlar dişinden, tırnağından artıracak, vergi verecek. Kendilerine hizmet olarak dönsün diyecek, ‘gençlerimiz daha iyi yetişsin’ diye verecek. Siz dağa lojistik destek yapacaksınız. Ondan sonra da demokrasi diyeceksiniz. Ondan sonra da yurt dışında kapı kapı dolaşıp Türkiye’yi şikayet edeceksiniz. Bunu yapacağınıza gelin deyin ki ‘ey ahali, ey hemşirelerim biz hata ettik, yanlış yaptık, pişman olduk. siz doğrusunu yaptınız’ deyin, milletimizin bağrına dönün. Marifet, Yüksekova’ya yapılan havalimanının şantiyesini 99 kez yakmak değildir. Marifet; Doğu’nun, Güneydoğu’nun hizmetlerini engellemek değildir. Marifet; oradaki vatandaşın derdine derman olmaktır. Vatandaşın önündeki engelleri kaldırmaktır. Önüne çukurlar, hendekler kazmak değildir. Şimdi operasyonlar bitti, ikinci adımı atıyoruz. Fiziki yenileme, sosyal yenileme… Bütün yıkılan yerleri daha güzeliyle yapıyoruz. Çalışmalar başladı. Altyapısıyla, üstyapısıyla en güzel yöresel mimariyi yansıtan evleriyle… Yetmez. Gençlerimizi hayata bağlayacak, dağdan daha güzel bir gelecek olduğunu onlara yaşatacak tedbirleri de hayata geçiriyoruz.”

“YENİ ZENGİNLİK MERKEZLERİ, CAZİBE MERKEZLERİ OLUŞTURUYORUZ”

Yıldırım,  Doğu’ya ve Güneydoğu’ya yeni zenginlik  merkezleri, cazibe merkezleri oluşturacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Ne olacak burada? Burada fabrikalar yapılacak. Fabrikaları biz yapacağız, özel sektör işletecek. Ürettikleri ürünleri de belirli süreyle biz satın alacağız. Ne olacak? Oradaki bütün vatandaşlarımıza, gençlerimize, iş ve aş imkanı, daha güzel bir gelecek göstereceğiz, gelecek hazırlayacağız. İşte bu suretle terörün istismarından gençlerimizi ve bölge halkını kurtarmış olacağız. Biz  bütün bunları yaparken maalesef teröre müzahir parti Türkiye’yi bıraktı, kapı kapı Avrupa’da, Amerika’da, Rusya’da dolaşıyor; Türkiye’yi şikayet ediyor. Oyları Amerikalı vermeyecek, Avrupalı vermeyecek. Oyları sen Türkiye’den alacaksın Türkiye’den. Oy aldığın vatandaşın önüne git de ona derdini anlat. Tanışık Köyü’ne gidemedin, Sur’a giremedin. Niye? Yaptıklarının ne olduğunu oradaki vatandaş gördü. Ne kadar aldatıldığını gördü vatandaş. Bundan sonra oradaki vatandaşlarımızın geleceğini, hayallerini yıkmaya, onları istismar etmenize asla müsaade etmeyeceğiz. Biz 79 milyon vatan evladıyla, 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla, ay yıldızlı  bayrağımızla tek vatan, tek devlet, tek millet tek bayrak olarak geçmişte de var olduk, bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz.”

Bir önceki yazımız olan “Milletin Desteğini Alan Bir Kişiyi, Yedi Düvel Bir Araya Gelse Yıkamaz” başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
Bizi Facebook’tan Takip Edin!
1agrigento-otel-erdekozen hyundai doga-koleji-bandirma nehir-kaya esen-tip yemtar
perema2014 soylu
berkan-kuyumculuk bandirma-com-tr gumuskonak
birge cilev eken-hotel dOnce ortem iskenderci
logo-web
Teknik Destek ve Reklam Yönetimi Kutlu Creative tarafından sağlanmaktadır.